Yeşil duvar üzerinde bir salyangoz ve “Bir Vegan, Bir Reklam, Bir Salyangoz Kremi” başlıklı paylaşım kapağı.

Bir “vegan”, bir reklam, bir salyangoz kremi

Salyangoz kremi, kamuoyunda vegan olarak tanınan bir gazetecinin YouTube programındaki sponsorluk tanıtımıyla gündemimize girdi. Tanıtımda ürünün “hayvanlara hiçbir zarar vermeden” üretildiği söyleniyor; gazeteci, vegan olarak bu konuda hassas olduğunu fakat firma tarafından ikna edildiğini anlatıyordu. Takip eden yayınlarda da salyangoz kremi gibi “harika bir ürün” ürettiği ve hayvanlara zarar vermediği gerekçesiyle firmaya teşekkür ediliyordu.

Bu tanıtımı yalnızca bir kozmetik ürünün reklamı olarak değerlendiremeyiz. Vegan kimliğiyle birlikte kurulan “zararsız üretim” söylemi, veganlığın ve hayvan haklarının ne anlama geldiğine ilişkin bir mesaj da veriyor.

Veganlık bir kötü muamele boykotu değildir

Öncelikle şunu açıklığa kavuşturmak gerekiyor: Hayvan kullanımı, “zarar vermeden” yapıldığı iddiasıyla sunulduğunda da hayvan kullanımıdır. Hayvanları kullanılabilecek birer eşya ve kaynak olarak görmek, onların yaşamlarını ve bedenlerini insan amaçlarına tabi kılar. Veganlık tam da buna karşı durur.

Veganlık, iyi olduğu iddia edilen koşullarda hayvan kullanımına yeşil ışık yakmak değildir. Bir kötü muamele boykotu ya da “mutlu sömürü” arayışı değil, hayvan kullanımına son verme ilkesidir. Bu nedenle tartışmanın temel sorusu, salyangozların salgısı alınırken nasıl muamele gördüklerinden önce, onları neden bir kozmetik ham madde kaynağı olarak gördüğümüzdür.

“Salyangoz musini” denilen malzemenin arkasında kim var?

Kozmetik ürünlerde kullanılan salyangoz salgısı, “salyangoz musini” adıyla bir bileşene dönüştürülüyor. Bu adlandırmada bir hayvanın bedensel salgısı, üretimde değerlendirilecek bir malzeme olarak karşımıza çıkıyor. Ürünün etiketinde gördüğümüz bileşenin arkasında, kendisi için yaşayan bir hayvan olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Endüstriyel üretim yöntemlerine ilişkin EP3135107A2 numaralı patent başvurusunda, salyangozların ozonlu suyla yıkanması ve asidik uyarıcı çözeltilerle salgı üretiminin teşvik edilmesi anlatılıyor. Başvuru sahipleri bu yöntemin hayvanları strese sokmadığını ileri sürüyor. Bu, yöntemi geliştirenlerin iddiasıdır; bağımsız bir hayvan refahı değerlendirmesi olarak okunamaz.

Bu teknik açıklama, reklamı yapılan firmanın hangi yöntemi kullandığını da kanıtlamaz. İlk paylaşımı hazırlarken firmanın İngilizce ve Korece sitelerinde yaptığımız incelemede, salyangozların nereden geldiğine ve salgının nasıl elde edildiğine ilişkin bir açıklamaya rastlamamıştık. Böyle bir bilgiye ulaşamamış olmamız, belirli bir üretim yönteminin kullanıldığını kesinleştirmez.

Ancak etik itirazımızın geçerliliği belirli bir yöntemin doğrulanmasına bağlı değil. Salyangozları üretim için yetiştirmek, bedenlerinin salgısını toplamak ve bunu ticari bir ürüne dönüştürmek, onlara kaynak muamelesi yapmaktır. “Acısız”, “zararsız” ya da “daha insancıl” ifadeleri bu kullanım ilişkisini ortadan kaldırmaz.

Bir veganın tavsiyesi neyi meşrulaştırıyor?

İlk incelememizde firmanın vegan iddiasıyla sunulan bir ürün serisi de olduğunu görmüştük. Bu durum, vegan olduğunu ifade eden bir gazetecinin programındaki tanıtımın neden özellikle salyangoz kremi üzerinden kurulduğu sorusunu daha da belirginleştiriyordu.

Kampanyanın nasıl planlandığını bilemeyiz. Fakat verilen mesajın, hayvan kullanımına ilişkin çekinceleri olan izleyicileri “Bir vegan bile bu ürünü tavsiye ediyor” düşüncesiyle rahatlatma riski taşıdığı açık. Vegan kimliği bu şekilde kullanıldığında, hayvan kullanımını sorgulatmak yerine ona güvence sağlayabiliyor.

Bir gazetecinin geniş izleyici kitlesine tekrar tekrar aktardığı bu tanıtım, veganlığın kötü muameleye karşı çıkmakla sınırlı olduğu yanılgısını güçlendirebilir. İzleyici, üreticiler hayvanlara iyi davrandıklarını söylediklerinde hayvansal ürün kullanmanın veganlıkla bağdaşabileceğini düşünebilir.

Hayvan hakları mesajını refah söylemine indirgemeyelim

Salyangoz kremi reklamındaki “zarar vermiyoruz” söylemi, “serbest gezen tavuk”, “mutlu inek” ya da “kafessiz yumurta” tanıtımlarındaki mantıkla aynı zeminde duruyor. Hayvanın kaynak olarak kullanılabilir olduğu kabulü korunurken, tartışma yalnızca kullanımın koşullarına indirgeniyor.

Vegan olarak tanınan kişilerin bu dili yeniden üretmesi, hayvan hakları mesajını daha da belirsizleştiriyor. Hayvan kullanımını reddetmek ile “iyi koşullarda” yapıldığı söylenen kullanımları onaylamak arasındaki ayrım siliniyor.

Hayvan kullanımının her biçimi, ne kadar “insancıl”, “zararsız”, “mutlu” ya da “doğal” olduğu iddia edilirse edilsin, hayvanların birer kaynağa ve eşyaya indirgenmesidir. Hayvan kullanımının hiçbir biçimini kabul etmiyoruz. Veganlık, mutlu sömürü aramak değil, hayvan kullanımını reddetmektir.

Ek — 14 Şubat 2026: Reklamın ardından ne oldu?

Bu yazının temelini oluşturan paylaşımın ardından gelen gelişmeleri 14 Şubat 2026 tarihli devam paylaşımımızda aktarmıştık. Aşağıdaki not, o tarihteki gözlem ve değerlendirmelerimizi içeriyor.

Reklamın yeni programlardan kaldırıldığı gözlemini ve düzeltici açıklama beklentisini aktaran 14 Şubat 2026 tarihli paylaşım.
14 Şubat 2026 tarihli devam paylaşımı.

İlk paylaşımın ardından birçok kişi ilgili videoların bağlantılarını sordu ve videoların altına yorum bırakarak tepkisini gösterdi. Hayvan kullanımının, kamuoyunda vegan olarak tanınan bir kişi üzerinden aklanmasına birlikte itiraz ettik. Sessiz kalmayan, e-posta atan, yorum yazan ve tepki gösteren tüm veganların eline sağlık.

14 Şubat’taki paylaşımımızda, önceki pazartesiden itibaren programda “salyangoz kremi üretilirken hayvanlara zarar vermediği için firmaya teşekkür ederiz” ifadesinin kullanılmadığını, yalnızca indirimlerden söz edildiğini gözlemlediğimizi belirttik. Ardından, o haftanın hafta içi programlarının başında sponsorluk videosunun artık oynatılmadığını gördüğümüzü aktardık.

Bununla birlikte, o tarihte bu değişiklik hakkında bir açıklama yapılmamıştı. Haftalar boyunca veganlığı “mutlu sömürü” ile eşleştiren reklam kampanyasının verdiği mesajı düzeltecek bir bilgilendirme de yapılmamış; geçmiş videoların başındaki reklamlar yerinde kalmıştı.

Reklamın yeni yayınlardan kaldırılması, izleyicilerde oluşan yanlış veganlık anlayışını tek başına düzeltmiyor. Hayvan hakları adına ihtiyaç duyulan, hayvan kullanımını “zararsız” gösteren mesajın da açıkça düzeltilmesi. Hayvan kullanımına son.

Vegan olmak için bilgi ve destek alın.

Yazan: Abolisyonist Vegan Hareket

Bu yazı, 28 Ocak 2026 tarihli Instagram paylaşımından blog için düzenlenmiş; 14 Şubat 2026 tarihli devam paylaşımı sonuna eklenmiştir.


Yorumlar

Bir yanıt yazın