Aşağıda fotoğrafını paylaşıyor olduğumuz metin, sosyal medyada karşılaştığımız korkunç bir ifadeyi içeriyor. Hatırlayacağınız gibi, Agos gazetesi yazarı Hrant Dink, 19 Ocak 2007’de ırkçı bir cinayete kurban gitmişti. Bu ırkçı cinayetin ardında 1915 yılında gerçekleşen Ermeni Soykırımı’na yönelik inkarcı politikaları sürdürmek isteyen devlet güçleri bulunuyordu. Hrant Dink yaşamını, Türkiye toplumunu inkar politikalarıyla gizlenmiş şiddet dolu bir geçmişle ve hayatımızın her köşesine sinmiş milliyetçi düşmanlıkla yüzleştirmeye ve halklar arasında barışı anlatarak tesis etmeye adamıştı. Irkçılığa karşı şiddetsiz bir şekilde nasıl mücadele edilebileceğini yaşamıyla bizlere öğretti. Irkçı cinayetin ardından sokaklara dökülen onbinlerce insan “Hepimiz Hrant’ız, Hepimiz Ermeniyiz” derken hem bu ırkçı cinayeti lanetliyor, hem de bu mücadeleye sahip çıkıyordu.

Bu korkunç yazıyı paylaşan bir sayfa, veganların “haleti ruhiyelerinin ne kadar sakat olduğundan” bahsetmiş. Doğrusu vegan olmayan birinin bu söylem karşısında bir savunma mekanizması örerek veganların haleti ruhiyesini sakat bulmasını çok da yadırgamıyoruz. Çünkü veganlığı, doğdumuz andan itibaren hayatımızda uyguluyormuşuz, hep böyle yetıştirilmiş ve yaşamışız gibi söylemlerle henüz vegan olmayan insanları dışlamak üzerine kurulan güya hayvan hareketi pratikleri, faşist söylemlerle hayvan hareketi ve veganlığı baltalamaktan ileri gitmiyor.
Vegan olmayan kişilerin ölümünü adaletin bir lütfu olarak sunmak, ne hayvanların, ne de veganların yaşam haklarını gözettiği diğer hissedebilir canlıların yararınadır.
Hrant Dink vegan değildi, ama bildiğimiz bir şey var ki Hrant Dink adalet mücadelesinde çok yol kat etmiş bir aktivist ve gazeteciydi.
Adalet mücadeleleri asla birbirinden kopuk değildir, hepsi birbirine umut verir. Hrant Dink’in adalet mücadelesi de hissedebilir canlı olan hayvanların yaşam hakkı için yürüttüğümüz mücadelede bize umut veriyor, bu sebeple ırkçılık dahil tüm ayrımcılıklarla topyekün mücadele ediyoruz.
O sebeple nefret söylemleri yayan ve henüz vegan olmayan insanları düşman olarak görme yanılgısı içindeki veganları kendilerini sorgulamaya, hayvan ve insan haklarının bütünlüğünü nasıl bozduklarını fark etmeye ve mümkünse “Hrant Dink ölümüne en çok üzülen bendim.” şeklinde ezber cümleler kurmaktan çok gerçek bir özeleştiri vermeye davet ediyoruz. Hrant Dink’i de bu vesileyle bir kez daha anıyor, faillerinin cezasız kaldığı ırkçı cinayeti bir kez daha lanetliyor ve hayvan haklarını savunma kılıfına gizlenmiş ırkçılığı ve şiddeti bir kez daha teşhir ediyoruz. Veganlık, insan düşmanlığı değildir. Hayvan hakları ve insan hakları birbirinden ayrılamaz.
Abolisyonist Vegan Hareket

Bir Cevap Yazın