Kapparos Kampanyası: Tek Konulu Kampanyalarda Neyin Yanlış Olduğuna İyi Bir Örnek

image

12 Haziran 2014’te Kapparos hakkındaki bir panelin bir parçası olarak New York Barosu Derneği’ndeki bir panelde konuştum. Birleşik Kümes Hayvanı Menfaatleri’nden bir hayvan savunucusu olan Karen Davis, Kapparos etkinliğinde kullanılan tavukların çeşitli sömürü görsellerini gösterdiği bir sunum yaptı. Kapparos bir kişinin başının üzerinde bir nesne tutup kişinin günahlarını o nesneye geçirmesi beklenen dualar edilmesini içeriyor. Bazı Yahudiler “nesne” olarak canlı tavuklar kullanıyor. Karen ve grubu Kapparos’ta tavuk kullanımını sona erdirme konulu bir kampanyada yer alıyor.

Etkinliğin bir ses kaydını şurada bulabilirsiniz.

Şuna açıklık getireyim: Tavukların Kapparos için -ya da herhangi bir amaçla- kullanılmasına karşıyım. Ayıca Karen Davis’i kişi olarak severim; 1980’lerin ortalarında balıklarla birlikte insanlar tarafından en çok sömürülen fakat hayvan savunucuları tarafından dahi gözden kaçırılan hayvanlar olan tavuklara karşı insanları duyarlılaştırmaya çalışmasından da memnunum. Veganlığı diğer birçok yardım derneğinden daha çok desteklemesini de takdir ediyorum fakat desteklediği bazı refahçı kampanyalara karşıyım ve anti-Kapparos kampanyası beni rahatsız ediyor.

Neden?

Karen’ın sunumunda gösterdiği hiçbir şey tavukların tümünün kesim sürecinin bir parçası olarak ortaya çıkmayan muameleler değil. Örneğin, Hasidik olduğu belli olan erkeklerin tavukları onlara acı verecek şekilde tuttukları fotoğraflar gösterdi. Fakat tavukların kesimhanelerde tutulma ya da muamele edilme biçimleriyle Kapparos etkinliklerinde tutulma ya da muamele edilme biçimleri arasındaki tek fark, ikincisinde tutanların ya da muamele edenlerin Hasidimler ya da diğer Yahudiler olması. Eğer bu zavallı kuşlar Kapparos ritüelinde kullanılmıyor olsalardı, tamamen aynı kaderi yaşamak üzere kesimhaneye gönderileceklerdi.

Bu durum tek konulu kampanyalarda neyin yanlış olduğuna dair mükemmel bir örnek: Bazı grupların yaptıklarının geri kalanlarımızın yaptıklarından daha kötü olduğu fikrini destekliyorlar. Kürke odaklanan bir tek konulu kampanya yün ya da deri giyen herkesin içini rahatlatıyor ve kürk giyenlerden (genelde de kadınlardan) nefret etmeleri ve onlara saldırmaları için bahane veriyor. Taiji’deki yunuslarla ilgili bir tek konulu kampanya, çoğu vegan bile olmayan insanların Japonlara karşı korkunç etnosentrik ve zenofobik nefret söylemlerinde bulunmalarına izin veriyor. Kırsal bir muhitte sincap vurmaya karşı bir tek konulu kampanya, meseleye dahil olan ve vegan olmayan birinin yaptıkları ya da desteklediklerinden farklı hiçbir şey yapmayan bu insanların “köylüler” ya da “gericiler” olarak adlandırılmasını teşvik ediyor. Kapparos’a odaklanan bir kampanya ise insanlara Yahudileri “kötü insanlar” olarak tecrit etmeleri için bahane veriyor.

Kapparos kampanyasının anti-Semitizme izin verdiğini ve kolaylaştırdığını düşünüyorum. Kampanyayla bağlantısı olan ya da destekleyen herkesin anti-Semitik olduğunu söylemiyorum. Kampanyanın etkin bir biçimde Yahudileri diğer hayvan sömürenlerden etik olarak farklı nitelendirip tecrit ettiğini söylüyorum. Birleşik Krallık’taki Kaşrut karşıtı kampanyalardan ya da Helal karşıtı İslamofobik kampanyalardan işlevsel olarak hiçbir farkı yok.

Ayrıca, Kapparos’ta Tavuğa Son İttifakı sitesinde biraz zaman geçirdim. Kampanyanın veganlığı yaymaya yönelik bir araç olduğunu vurgulayan hiçbir şey göremedim, ki bu da endişemi belirtirken öne sürdüğüm durum. Kapparos kampanyası Kapparos’un diğer tavuk kesimleriyle aynı olduğundan ve hepsinin sona ermesi gerektiğinden, çünkü hayvan tüketmeyi meşru göremeyeceğimizden bahsetmiyor. Bunun yerine, insanların tavuk ya da diğer hayvansal ürünleri tükettiklerinde destekleyip katıldıkları şeyden farksız olduğunu belirtmeden bariz biçimde bu pratiği karşı çıkılabilir olarak diğerlerinden ayırmaya çalışıyor.

Vincent Guihan’ın altını çizdiği üzere:

Eğer bir grup Yahudilerin sünnet yöntemlerine – ve sadece Yahudi sünnetine – karşı mücadele başlatırsa, ve bu kampanyanın Antisemitik olduğunu inkâr ederse, birçok kişinin aynı fikirde olmayacağını ve bunu olduğu biçimde göreceğini düşünüyorum: Çoğunluğun gözüne girmek için zaten marjinalleştirilmiş bir topluluğu daha da çok kötüleyen utanç verici, çıkarcı ve kesinlikle kabul edilemez bir kampanya. Bu insanlar için de insan harici kişiler için de iyi bir şey değil.

Tek konulu kampanyalar, birçok açıdan kötü bir fikir. Tek bir amaca hizmet ediyorlar: hayvan yardım derneklerinin para toplama aygıtlarına. Bu, hayvan yardım dernekleri amaca zarar verdiğini bildikleri kampanyaları para kazanmak için kasten yapıyorlar demek değil. Fakat bu, bu tip hayvan refahı kampanyaları ve tek konulu kampanyaların tercih edilmesini gerekçelendirmeye yardım eden pratik motivasyonun ve amaca ne kadar zarar verdiğini görmekte neden başarısız olunduğunun açıklaması.

image

Kampanyanın internet sitesinden bir görsel, şöyle söylüyor: “Lütfen Kapparos’ta Tavuğa Son İttifakı’na bağışta bulunarak daha fazlasını yapmamıza yardım edin. Miktarı girin:

Bağışlayın”

**********

Vegan değilseniz, lütfen vegan olun. Veganizm bir şiddetsizlik meselesidir. Öncelikle ve en önemlisi, diğer hissedebilir kişilere karşı şiddetsizlik meselesidir. Fakat bunun yanında yeryüzüne ve kendinize karşı da şiddetsizlik meselesidir.

Dünya Vegandır! Eğer isterseniz.

Gary L. Francione

Rutgers Üniversitesi Yönetim Kurulu Ordinaryüs Profesörü

©2014 Gary L. Francione

 

İLAVE, 16 Haziran 2014:

Kaporos İttifakı kampanyaya devam edecekse, İttifak websitesinde, ve gelecekteki tüm kampanyaları, yazışmaları ve sunumlarında, aşağıdaki ifadenin yer almasını saygıyla rica ediyorum:

“İttifak Kapparos tavuklarının kullanımının din dışı bağlamlarla taşınan ve kesilen tavuklardan farkı olmadığını kabul eder ve İttifak, Kapparos etkinliğine dahil olan ya da etkinliği yöneten herhangi bir kimsenin, tavukların din dışı bağlamlarla kesimine dahil olan ya da tavuk yiyen (ya da herhangi bir hayvansal ürün tüketen) kişilerden ahlaken daha aşağı olduğunu iddia etmemektedir.”

Bu, kampanyaya katıldığım ya da destek verdiğim anlamına gelmez. Bunu yapmam. Yine de böyle bir kampanyanın bir grubu tecrit etmesi ve diğer herkesin yaptığını yaptıkları için “kötü” insan durumuna düşürmesi konusuyla alâkadarım. Sadece bu kampanyanın problemli vurgusunu hafifletmekte ve hayvan sömürmenin ötekiler tarafından yapılan birşey olmadığına, neredeyse herkesin müdahil olduğuna açıklık getirmekte yardımcı olabilecek bir yol öneriyorum.

Gary L. Francione

 

İLAVE, 18/19 Haziran 2014:

Bu kampanya hakkındaki endişelerimle bağlantılı birçok öfkeli mesaj aldım; bunlara Kapparos’ta Tavuğa Son İttifakı üyelerinden birinin bu kampanyanın “bağnazlık” teşkil ettiğine karşı çıkan bir suçlama da dahil.

Bir başka hayvan savunucusu, endişelerime cevap olarak şunu ifade etti: “İncitici ve cesaret kırıcı eleştiriler yerine birbirimizi daha çok kabullenmeye ve takdir etmeye odaklanmanın en iyisi olduğunu düşünüyorum.” Fakat bunun anlamı ayrımcılık ve tecriti teşvik eden kampanyalara karşı ses çıkarmak yerine onlara suç ortaklığı yapmak; hoşgörüsüzlüğe karşı hoşgörülü olmak. Bu bir ahlâki sorumluluğumuzu göz ardı etme çağrısı. Kabul edilebilir değil.

Bir takım savunucular Kapparos kampanyası tüm hayvan kullanımlarına karşı çıkan veganlar tarafından yürütüldüğü için kampanyanın aslında veganlık hakkında olduğunu ve sorunlu olmadığını söylediler. Fakat bu yanlış. Bir kampanya bir grubu her vegan olmayan kişinin katıldığı (doğrudan ya da dolaylı olarak) ve desteklediği tutumdan farksız bir tutuma dahil oluşuyla tanımlıyorsa, ki Kapparos kampanyası açıkça bunu yapıyor, o zaman bu tanımlamış olduğum sebeplerle sorunludur. Kampanyaya dahil olan kişilerin vegan olup olmamasıyla hiçbir ilgisi yoktur.

Kapparos’ta Tavuğa Son İttifakı’nın sitesindeki şu videoyu izleyin. Veganlığa herhangi bir biçimde teşvik edip etmediğini kendinize sorun.

Bir savunucu bazı Yahudilerin Kapparos kampanyasını desteklemesinin, “kampanyanın anti-semitizmi körükleme eğilimini giderdiğini” iddia etti. Fakat bu da bariz biçimde yanlış. Bazı beyaz olmayan insanların yurttaşlık haklarını* geliştirme çabalarına karşı çıkmasının, işaret edilmesi gereken bir ayrımcılık olmadığı anlamına geldiğini söylemekle aynı şey.

Başka bir savunucu, herhangi biri anti-Kapparos kampanyasının Kapparos’ta tavuk kullanımına dair verdiği mesajın belirli herhangi bir biçimde Yahudi edimlerini hedef aldığını düşünürse, Kapparos’ta Tavuğa Karşı İttifak’ın bu “bilişsel uyumsuzluk”tan (“yanlış anlama”yı kastettiğine inanıyorum, zira bu bağlamda “bilişsel uyumsuzluk” anlamsız oluyor) sorumlu tutulamayacağını iddia ediyor.

Yine bu da bariz biçimde yanlış. Vincent Guihan’ın kusursuz örneğine geri dönelim. Eğer tüm sünnetlere karşı bir grup Yahudi Sünnetine Karşı İttifak adında özel bir kampanya yapıyorsa, kamunun bunu özel olarak Yahudi pratiklerine yönelik görmesi bir yanlış anlama mıdır? Elbette değildir. Kampanyanın varlığı zaten Yahudi edimlerinin özel olarak sorun olduğunu söylemektedir.

Hayvan savunucularının şu an hissettikleri şeyleri hissetmelerinden ve “şüphesiz ki, bir başka ‘hayvan savunucusunun’ yaptıklarını bariz biçimde sorunlu da olsa asla sorgulamamanız gerekir” kutsal prensibi sebebiyle Kapparos kampanyasına dair kaygıları doğrudan göz ardı etmelerinden dolayı gerçekten üzgünüm. Bu, sosyal adalete dair canlı bir hareketin varlığına zarar veren tarikat benzeri bir düşünceden başka bir şey değil. Üzülerek vardığım sonuç, birçok hayvan savunucusunun sistematik anti-Semitizmden, İslamofobiden, ırkçılıkla cinsiyetçilik de dahil diğer birçok ayrımcılık biçiminden, ve Kapparos kampanyası gibi ne kadar çok tek konulu kampanyanın bu ayrımcılık biçimlerinden çıkar sağladığından, ayrımcılıkları şiddetlendirdiğinden bariz biçimde hiç haberi olmadığı.

Gary L. Francione

İLAVE, 26 Temmuz 2014:

Kapparos İttifakı, İttifak websitesinde ve gelecekteki tüm kampanyaları, yazışmaları ve sunumlarında aşağıdaki ifadenin yer almasına dair önerimi kabul etmedi:

“İttifak Kapparos tavuklarının kullanımının din dışı bağlamlarla taşınan ve kesilen tavuklardan farkı olmadığını kabul eder ve İttifak, Kapparos etkinliğine dahil olan ya da etkinliği yöneten herhangi bir kimsenin, tavukların din dışı bağlamlarla kesimine dahil olan ya da tavuk yiyen (ya da herhangi bir hayvansal ürün tüketen) kişilerden ahlaken daha aşağı olduğunu iddia etmemektedir.”

Üzülerek vardığım sonuç, bu kampanyanın kasten anti-Semitizm’den istifade ettiği ve onu desteklediğidir.

*Yurttaşlık hakları: Amerika’daki beyaz olmayanların beyazlarla eşit yurttaşlık haklarına sahip olmasını savunan hareket.

(Çeviri: Gülce Özen Gürkan)

Kaynak: http://www.abolitionistapproach.com/the-kapparos-campaign-a-good-example-whats-wrong-single-issue-campaigns/


Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Abolisyonist Vegan Hareket sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin