“Yumurta bir canlının bebeğidir” şeklindeki veganlık savunusu gerçeklere dayanmamakta ve sorunlu politik sonuçlara varan bir yolu hazırlamaktadır. 

Döllenmemiş veya döllenip belli bir kuluçka süresinden geçmemiş olan yumurta hissedebilir bir varlık kabul edilemez. Yumurta yememekle yumurtanın değil, tavuğun hakkını savunuruz.Tıpkı süt içmemekle sütün değil, ineğin hakkını savunduğumuz gibi.

İnsanlar tarafından tüketilen yumurtalar çoğu zaman döllenmemiş yumurtadır. İnsanlara sömürüye dair daha net ve tutarlı bir bakış açısı kazandırmak için yumurta tavuğun bebeğidir yerine yumurta kuşların üreme faaliyetlerinin bir parçasıdır demek gerekir. 

Yumurta “üretiminde” yumurtadan yeni çıkan erkek civcivler doğar doğmaz öldürülür, tavuklar doğal olanın çok üzerinde sıklıkta yumurtlamaya zorlanırlar, hayatları kısalır ve acı çekerler, verimliliği azalan tavukların sonu mezbaha olur. Bu uygulamalar tüm ‘serbest gezen tavuk’, ‘free-range’, organik ve %100 doğal etiketli yumurtalar için geçerlidir. 

Ancak bütün bunlar olmasa ve koşullar çok çok daha iyi olsa dahi, yumurta tüketmek, tavuğun bir mal ve kaynak olarak görülmesi ve böylece en temel hakkının çiğnenmesi anlamına gelir. 

Veganlık savunusunun en önemli yanlarından birinin dürüstlük ve gerçeklere dayanmak olduğunu düşünüyoruz. Öne sürdüğümüz tezlerin politik sonuçlarından sorumluyuz.


Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Abolisyonist Vegan Hareket sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin