Balıkların Hissedebilirliği Üzerine

Gary L. Francione

Hayvan savunucusu olduğunu iddia eden bir çok kişiden balıkların diğer hayvanlara göre “daha az hissedebilir” olduğunu duyuyorum.

Bu hissedebilirlikle ilgili tamamen YANLIŞ bir düşünme biçimidir. Bir varlık hissedebilirse veya öznel olarak yaşamının farkında ise bu bizim için yeterlidir. Asla bir balığın tavuktan daha mı az yoksa daha mı çok hissedebilir olduğunu veya bir tavuğun inekten veya domuzdan daha mı az veya daha mı çok hissedebilir olduğunu sorgulamamalıyız.

Bir varlık hissedebiliyorsa, o varlık öznel olarak yaşamının farkındadır O varlığın çıkarları vardır ve acı çekebilir. O varlığın yaşamını sürdürmekten yana çıkarı vardır. Bu açıdan tüm hissedebilir varlıklar aynıdır. Bazı varlıkların diğerlerinden daha az hissedebilir olduğu ve bu nedenle onları öldürmenin ahlaki açıdan daha kabul edilebilir olduğu saçmalığına inanmamalıyız. Hissedebilirlik var-yok meselesidir, derece meselesi değil. Bir varlık hissedebiliyorsa, hissedebilir varlıkların salt birer kaynak olarak kullanılmama ahlaki hakkı söz konusu olduğunda, diğer tüm hissedebilir varlıklarla eşittir.

Hissedebilirliğin “derecesi” fikri bilişsel gelişkinliğin “derecesi” fikriyle benzerdir. Örneğin Peter Singer yalnızca zihinsel olarak gelişkin ve insana benzer biçimde kendisinin farkında olan hayvanların yaşamını sürdürmekten yana çıkarı olduğunu öne sürer. Bu görüşü reddediyorum. HER hissedebilir varlığın sadece hissedebilir olmaktan dolayı yaşamını sürdürmekten yana çıkarı vardır. Bir varlığın hissedebilir olup da yaşamını sürdürmekten yana çıkarı olmadığını söylemek hissedebilirliğin ne olduğunu gözden kaçırmaktır.

Çeviri: Ceren Kaypak

Kaynak: https://www.facebook.com/100044505336684/posts/477720217054819/


Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Abolisyonist Vegan Hareket sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin