“Serüvenler” Hakkında

image

Bir çok insan “Irkçılığı bir gecede reddedemedim, ırkçı olmaktan vazgeçmem uzun yıllarımı aldı” diyor olsa ırkçılığı reddetmenin bir kişisel “serüven” mevzusu olduğunu söyler miydik? Irkçılığın açık bir biçimde ve kesinlikle yanlış olduğu görüşünü savunmamak gerektiğini söyler miydik? “Merhametli” bir ırkçı olunduğu müddetçe ırkçı olmayı sürdürmenin kabul edilebilir olduğunu söyler miydik?

Tabii ki hayır. Irkçılığı reddetmenin kişisel bir serüven mevzusu olduğunu söylemek, ırkçılıkla ilgili ahlaki bir doğrunun olmadığını söylemek anlamına gelir.

Hayvanlarla ilgili de durum tam olarak böyledir. Veganlığın kişisel bir “serüven” olduğunu söylemek türcülükle ilgili ahlaki bir doğrunun olmadığını söylemek anlamına gelir.

Bu da sözümona “insani” olanlar da dahil hayvan sömürüsünün haklılaştırılamayacağı görüşünü reddetmekten başka bir şey değildir.

Başka bir deyişle bu, sözde “mutlu” sömürünün çeşitli biçimlerinin ahlaken kabul edilebilir olarak görülmesinin ve desteklenmesinin gerektiğini savunmaktır.

İnsan hakları söz konusu olduğunda kimse böyle bir görüşü savunmaz. Hayvan hakları söz konusu olduğunda da böyle bir görüşü savunmamalıyız.

Çoğu insan bir gecede vegan olmadı. Bunda şaşılacak bir şey yok, ne de olsa hiçbir büyük hayvan örgütü veganlığın ahlaki temel olduğunu savunmuyor ve bu örgütlerin çoğu “mutlu” sömürünün şu ya da bu biçimini açıkça destekliyor.

Fakat konumuz birilerinin ya da çoğu insanın hangi yolla vegan olduğu değil. Konumuz bir toplumsal hareket olarak hayvan hakları hareketinin hangi görüşü benimseyeceği. Köleliğin kaldırılması için mücadele vermiş abolisyonist William Wilberforce (1759-1853) şöyle diyordu: 

“Başka bir tarafa bakmayı seçebilirsiniz ama artık bilmiyorduk diyemezsiniz.”

Hayvan hakları hareketinin görüşü, hayvan sömürüsünün haklı görülemeyeceği ve hayvanların ahlaki değerini kabul etmenin bizi veganlıkla yükümlü kıldığı olmalıdır. Bir tarafta veganlık, diğer tarafta ise asla haklı görülemeyecek bir sömürünün parçası olmaya devam etmek vardır. Bunların arasında üçüncü bir seçenek yoktur.

Amaç kimseyi kınamak ya da yermek değil; amaç, ahlaki ilkeler hakkında net olmak ve hayvanları önemseyen ancak vegan olmayan kişileri net, tutarlı ve şiddetsiz bir biçimde eğitmek.

Hayvanları önemseyen insanlar veganlıktan daha azını uygularlarsa, bu insan harici hayvanlar için mücadele eden toplumsal hareketin teşviğiyle değil, kendi tercihleriyle olmalı.


Eğer vegan değilseniz lütfen vegan olun. Veganlık şiddetsizlik demektir. Öncelikle insan harici hayvanlar için. Bunun yanında kendimiz ve gezegenimiz için.

©2014 Gary L. Francione

Kaynak: On “Journeys”

Çeviri: Berk Efe Altınal


Yorumlar

Bir yanıt yazın

Abolisyonist Vegan Hareket sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin