Hayvan refahı örgütü Mercy for Animals, “Problem”in “Hayvanların endüstriyel çiftliklerde korkunç acılar çekiyor olması” olduğunu öne sürüyor.

Yanlış.
Problem, nerede gerçekleşirse gerçekleşsin ve ne kadar sözde “insani” ya da “merhametli” ya da “şefkatli” olursa olsun hayvan kullanımının yani sömürüsünün tamamının değil de “endüstriyel hayvancılığın” problem olarak tanımlanmasıdır.
Problemin yanlış tanımlanmasının absürt ve türcü sonuçları oluyor, mesela McDonald’s’ın “kafessiz” yumurta duyurusunun bir “zafer olduğunun ilan edilmesi gibi. Yani şunun:

ve şunun

bir “İlerleme!” olduğunun söylenmesi ve “anlamlı bir değişim” olarak yansıtılması gibi.

McDonald’s hayvanların çektiği acıları ve ölümlerini satıyor.
Humane Society of the United States ve Mercy for Animals gibi gruplar McDonald’s’ın ölüm ve ızdırap pazarlığında işbirliği yapıyor.
McDonald’s “hayvan savunucularının” kendilerini ve bu ürünleri desteklemesini sağlıyor.
Karşılığında McDonald’s bu “hayvan savunucularına” bağış kampanyalarında kullanabilecekleri anlamsız “zaferler” veriyor.
HSUS, McDonald’s’ın “kafessiz” yumurta duyurusunun bir “dönüm noktası” olduğunu ilan ediyor.
Mercy for Animals “McDonald’s’ı Kuzey Amerika yumurta arz zincirindeki kötücül kafeslerin kaldırılmasına olan bağlılığından dolayı alkışlıyor” ve McDonald’s’ın takdire şayan olduğunu söylüyor.
Bu ifadeler nefes kesici!
Eğer hayvan savunucularının hayvan sömürüsünü alkışlıyor olabileceklerine inanamıyorsanız işte Mercy for Animals’ın duyurusundan bir ekran görüntüsü:

Fark ettiniz mi, McDonald’s’ın “kafessiz” yumurta duyurusunu alkışlamanın yanı sıra, Mercy for Animals destekçilerinden McDonald’s’tan “takdire şayan ilerlemelerini aynı anlamlı standartları Chicken McNugget’lar için öldürülen tavuklara da uygulayarak geliştirmeleri” için talepte bulunmalarını söylüyor.
İşte problem bu.
Bu grupları desteklemek McDonald’s’tan hayvansal ürünler satın almak kadar hayvan sömürüsüne destek olmak demek.
Eğer hayvanların ahlaki olarak bir değeri varsa veganlığı savunmak da ahlaki olarak yükümlülüğümüzdür ve hayvanlara acı çektirmenin ve onları öldürmenin herhangi bir şekilde “takdire şayan” olabileceği şeklindeki türcü fikre karşı çıkmak da aynı şekilde bir yükümlülüktür.
**********
Eğer vegan değilseniz, lütfen vegan olun. Veganlık şiddetsizlik demektir. İlk ve en önemlisi başka hissedebilir varlıklara karşı şiddetsizliktir. Fakat aynı zamanda gezegene ve kendinize karşı da şiddetsiz olursunuz.
Eğer hayvanlar ahlaki açıdan değerliyse veganlık bir seçenek değil bir gerekliliktir. Kendisine hayvan hakları hareketi diyen herhangi bir hareket veganlığın bir ahlaki yükümlülük olduğu hususunda net olmalıdır.
Dünya Vegandır! Eğer isterseniz.
Gary L. Francione, Rutgers University
İlgili Yazılar:
McDonald’s’ın Kafessiz Yumurtaları, Peter McSinger ve McHayvan Hareketi
Hayvan Refahı Düzenlemeleri, “Mutlu İstismar” ve Türcülük
Civcivleri Ne Öldürür: Hayvan Hareketinde Türcülük
Hayvan Refahındaki 4 Problem: Kısa ve Öz
Düşünce Biçimini Değiştirmek için Netlik Gerektiren bir Etik Temel Var: Veganlık

Bir yanıt yazın