Büyük hayvan derneklerinin İngilizce sayfaları takip ediyorsanız son zamanlarda merak uyandırıcı bir zafer heyecanının pek çok derneğin sayfasını sardığını siz de görmüşsünüzdür.

Peki bu heyecan neden?

Çünkü, ABD’nin en büyük marketler zincirinden birinin ölü hayvan bedenlerini sağladığı işletmelerden gizlice elde edilen kötü muamele görüntülerinin yayınlanması ile başlayan ve 3 yılı aşkın süredir sürmekte olan bir eylemler, boykotlar ve kampanyalar zincirinin nihayet sonuç verdiğini öne sürülüyor. Ve bahsedilen sonuç şu: söz konusu süpermarket zinciri artık “hayvansal ürünleri” sağlayacak olan tedarikçilerden ‘hayvan refahı standartlarına uymalarını’ rica edecek.

Yani kutlanan zafer şu:
Tüm hayvansal ürünler satılmaya devam edecek ve dahası söz konusu marketler zinciri, bütün bu zafer kutlamaları sonucu ‘hayvanlara kötü muamele edilmeden “hayvansal ürünler” üretilen bir market’ olarak ün yapacak (hatta, yaptı bile). Hem medyada, hem de hayvanları önemseyen kişilerin takip ettiği sosyal medya sayfalarında ücretsiz tanıtım(!).

Böylece sorunun ‘hayvanların kullanılacak birer mal olarak görülmesi’ değil de bu esnada ortaya çıkan ‘kötü muameleler’ olduğu konusunda yanıltılmış olan çok sayıda kişi gönül rahatlığıyla bu marketten alışveriş etmeye, vegan olmayı düşünmeyi daha da ertelemeye devam edecek. Hayvan dernekleri ve adında vegan geçen sayfalar bu ürünler için ‘zafer’ ilan ederken, onlara böyle düşünmemeleri için fazla neden sunmuş olmuyoruz.

Ve elbette ABD’de ‘veganlığı savunan’ ve ortada bir zaferin olmadığını dile getirenler bir kez daha ‘aşırıcı’ olmakla, ‘her şeyin bir gecede değişmesini’ istemekle, ‘hayvanların yararına olan gelişmelere burun kıvırmakla’ suçlanacak. Sistematik hayvan istismarını sona erdirebilecek tek çare olan veganlığın yaygınlaşmasının önündeki bu söylem bir kez daha, bizzat hayvan derneklerince beslenmiş olacak.

Eğer zafer buysa, peki yenilgi ne?

Eğer ‘ilerleme’ buysa, hayvan hareketinin ilerlemek istediği yön hangi yön?

Hayvansal ürünlerin üzerine hayvan derneklerinin onayını yapıştırmak, kurumsal hayvan istismarcılarını hayvanları istismar ederken gerçekleştirdikleri ‘muameleye’ göre sıraya dizmek ve ‘iyi istismarcılar’ da olduğunu ilan etmek nasıl olur da ‘hayvanların yararına’ olur?

Peki ya 3 yıl boyunca bu kampanyaya ayrılan zaman, enerji ve kaynaklar toplumu veganlıkla ilgili bilgilendirmeye ayrılsaydı? Bu kampanyalar, istismarı reforme etmeye değil, ilga etmeye yönelseydi? Süpermarketlerin hayvan istismarı raflarına hayvan derneklerinin onayını basmak yerine, veganlığın vazgeçilmez bir etik yükümlülük olduğu anlatılsaydı?

O zaman hangi yöne ilerliyor olurduk?
O zaman hayvan hareketi hangi mesajı vermiş olurdu?

Hayvan istismarının ‘hayvanlara endüstride uygulanan kötü muameleden’ ibaret olduğunu öne süren, hayvanların koşullarını iyileştirmenin ilk amacımız olması gerektiğini öne süren bir söylemle siz de karşılaşıyor musunuz?

Bu söylem hayvanlara zarar veriyor. Sadece köylerde, küçük işletmelerde, kişisel mülkiyetlerde istismar edilen hayvanların çektiği acı ve ihlal edilen yaşam hakkı görünmez kılınmıyor, aynı zamanda tüm insan harici hayvanlar için mal ve kaynak statüsü bir kez daha onaylanmış, tartışma dışı bırakılmış oluyor.

Bu anlayış, hayvan istismarının sürmesi için yeni bir zemin yaratmaktan başka bir yönde “ilerlemeye” sebep olmaz.

Bu anlayış, hayvanları onların da mutlu olacakları bir şekilde istismar edip öldürebileceğimiz gibi anlamsız ve zarar verici bir fikri yaygınlaştırır.

Kölelik iyileştirilemez. İnsanlar için de, insan harici hayvanlar için de.

Hayvan hareketinin bu konuda netleşmesinin vakti geldi:

Reform değil abolisyon!

Mutlu istismar değil, veganlık!

———-
Eğer vegan değilseniz, mutlaka vegan olmalısınız.

İstismarın mutlusu olmaz, istismarın üzerine yapıştırılmış hiçbir etiket onu daha masum hale getirmez. Tüm hayvan kullanımları hayvan istismarıdır.

Daha fazla bilgi için ziyaret edebilirsiniz:
www.NedenVegan.info

Eğer vegansanız, hayvan refahının kafa karıştırıcı ve iç rahatlatıcı bulanıklığına kendinizi kaptırmamaya dikkat etmelisiniz. Hayvan refahı fikirleri çok yaygın ve çok köklü. Ancak bu fikirler çözümün bir parçası değil: Bu fikirlerin hakim olduğu son 200 yıl ve hareketin dünyada gittiği ‘mutlu’ istismar yanlısı yön bunun canlı bir kanıtı.

Toplumu veganlık yönünde dönüştürmediğimiz müddetçe istismar sürecek. Kaybedecek vaktimiz ve boşa harcayacak enerjimiz yok, tüm gücümüzle veganlığı yaygınlaştırmalıyız. Bunun için ilk adım doğru argümanları ve kuramsal altyapıyı edinmek, ikinci adım veganlığı yaygınlaştırmak için yaratıcı ve şiddetsiz yöntemlerle harekete geçmektir.

Hayvan refahı hakkında okumak isterseniz şuradan başlayabilirsiniz:
http://abolisyonistveganhareket.org/…/hayvan-refah-duzenlem…


Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Abolisyonist Vegan Hareket sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin