Sevgili meslektaşlarım:
Viva!‘nın, Birleşik Krallık’ta hayvanların “helal” yöntemle kesilip satışa çıkarılmasıyla ilgili olan yorumlarına ilişkin The Sunday Mail‘de (İngiliz gazetesi) yayınlanan bir yazı yazmıştım.
Opposing Views’ta benim yazımla birlikte Viva!’nın cevabı da yayınlandı.
Viva!’nın cevabı:
Gary, The Daily Mail’in Viva! ile iletişime geçmediğini öğrenmek belki ilgini çeker. Yaptıkları şey web sitemizden bir alıntı yapmaktan ibaretti. Önceden sersemletme uygulanmaksızın yapılan kesimin daha gaddar bir yöntem olduğu ispatlandı, fakat biz her türlü kesime karşıyız. İnsani kesim diye bir kavram var olamaz elbette.
Biz her fırsatta veganlığın hayvanları korumak adına en ahlaklı seçim olduğunu dile getirmeye çabalıyoruz. Ancak sen de medyanın kendi gizli gündemi olduğunu anlamalısın. Biz The Daily Mail’le o zaman iletişime geçip (daha sonra iletişime geçtik) yazılarını vegan bir bakış açısıyla yayınlamaları için onlara baskı yapsaydık, suratımız mosmor olana kadar uğraşmamız gerekecekti ve yine de bir sonuç alamayacaktık. Neticede ne istiyorlarsa onu basacaklar. Lütfen gelecekte bizi ya da başka grupları eleştirirken bunu aklından çıkarma. Teşekkürler.
Justin Kerswell, 21 Eylül 2010 11:06
Bu cevabın hakikaten Viva!’dan geldiğini doğrulattım.
Bu da benim cevabım:
Sevgili Justin:
Cevabın için teşekkür ederim. Malesef cevabın benim argümanlarıma yönelik bir karşı tez üretmekten ziyade onları daha da güçlendiriyor.
İslamofobi ve Helal Kesim
Söylediklerinin doğru olduğu varsayılırsa (ki ben öyle varsayıyorum) ve The Sunday Mail‘in Viva! ile görüşmeksizin Viva!’nın web sitesinden alıntı yaptığı göz önünde bulundurulursa, meselenin çok daha ciddi olduğu anlaşılıyor. Zira Viva!’ya atfedilen yabancı düşmanı söylemlerin bağlamından koparılarak değerlendirilmiş olarak görülemeyeceği, aksine web sitesindeki bu söylemlerin üzerinde etraflıca düşünülmüş bir politik görüşü temsil ettiği sonucu çıkıyor. Birleşik Krallık’ta (ve diğer başka yerlerde) islamofobinin korkunç bir hızla arttığı düşünüldüğünde bahsi geçen bu söylemi web sitenizden kaldırsanız daha iyi olabilir. Viva!’nın hem bu tarz yorumlar yapıp hem de çok kültürlülüğü desteklediğini söylemesi kimseye bir fayda sağlamamakta. Kaldı ki ikimiz de sersemletilen hayvanların genellikle olmasa bile sık sık düzgün biçimde sersemletilmediklerini biliyoruz. Dolayısıyla helal kesim ile geleneksel kesim arasında bir fark gözetmenin niçin olumlu bir sonuca yol açacağı sonucuna vardığınızı anlayamıyorum.
Ayrıca Viva!’nın senin de yalanlamadığın ifadesinde geçen “Tüketiciler, hayvanları sersemletmeden üretilmiş et satışı yapmakta ısrar eden mekanları boykot ederek kendi üstlerine düşeni yerine getirebilirler.” cümlesi sıkıntının helal (ya da koşer) kesim olduğu ve çözümün sersemletilmeyen hayvanların etlerini boykot etmekten geçtiği konusunda açık bir mesaj niteliği taşıyor. Mesela şu çok daha iyi bir ifade olabilirdi: “Bu tarz meseleleri önemseyen tüketiciler hayvansal ürün kullanmaktan tamamen vazgeçip vazgeçmeme konusunda kararlarını tekrar gözden geçirmelidir çünkü her türlü hayvansal ürün, insan dışındaki hayvanların işkence görmeleriyle ve haklı çıkarılamayacak biçimde öldürülmeleriyle meydana gelmektedir.” Daha evvel söylediğim gibi, burada Viva! insanları bilgilendirme konusunda eline geçen fırsatı tepmiştir. Yine söylüyorum ki; yaptığınız ayrım, asıl problemin hayvanlara gösterilen muamele ya da belli bir grup insan tarafından gerçekleştirilen hayvan sömürüsü değil, hayvan kullanımı olduğunu gerçeğini ıskalamakla kalmıyor, sersemletilen hayvanların birçok zaman sersemletilmedikleri düşünüldüğünde kendi mantığı içinde dahi yetersiz kalıyor.
Viva! ve Veganlık
“Biz her fırsatta veganlığın hayvanları korumak adına etik olarak en uygun seçim olduğunu dile getirmeye çabalıyoruz.” ifadeniz bariz biçimde gerçeği yansıtmıyor.
Gerçek şu ki, Viva! web sitelerinde (birkaç ülkede şubeleri bulunmakta) hepçilliğe karşı etik bir alternatif olarak aktif biçimde vejetaryenliğin savunuculuğunu yapmakta ve veganlığı, şayet insanlar daha da ileri gitmek isterlerse yapabilecekleri bir tercih olarak sunmakta. Viva!’nın et ve diğer hayvansal ürünler arasında ayrım gözetmesi, bu ikisinin kullanımı bakımından etik açıdan bir fark olduğu algısını devam ettirmekte ve ikimiz de bunun saçmalık olduğunu biliyoruz. Süt ve diğer et haricindeki hayvansal ürünlerin üretimi, hayvanların çektiği acılarda, daha fazla değilse bile en az et üretimi kadar pay sahibi ve her türlü hayvansal ürün, nasıl üretilirse üretilsin, hayvan ölümü sonucuna yol açmakta. Veganlık yerine vejetaryenliği teşvik etmek ile kahverengi ineklerin yerine benekli ineklerin etini yemeyi teşvik etmek arasında mantıksal açıdan bir fark bulunmuyor. Viva!’nın savunduğu düşünce biçimi dana eti yememeyi amaçlayan vb. kampanyalarda kullanılagelen mantıkla tam olarak aynı. Ne dana etiyle diğer hayvan etleri arasında bir fark var, ne de et ile diğer hayvansal ürünler arasında.
Viva!’nın Birleşik Krallık web sitesinde hayvansal ürün kullanılan yemek tarifleri içeren kitaplar satılıyor ve hayvansal ürün servisi yapan lokantaların reklamı yapılıyor. Nasıl oluyor da hayvansal ürünlü yemek tarifleri içeren kitaplar satıp ve hayvansal ürün servisi yapan mekanların tanıtımını yapıp, her fırsatta veganlığın en ahlaklı seçim olduğunu dile getirmeye çabaladığınızı söyleyebiliyorsunuz? Retorik bir soru bu. Bu kitapların ve ticarethanelerin reklamını yaparak et ve diğer hayvansal ürünler arasında bir fark bulunduğuna dair halka açık bir mesaj veriyorsunuz.
Viva! vejetaryenliği hepçilliğe karşı tutarlı bir alternatif olarak sunmakla da kalmıyor. Aynı zamanda veganlığa geçiş yapmanın zor ve “göz korkutucu” (Facebook sayfalarında Viva! tarafından yapılan bir yorumda kullanılan tabir) olduğu ve vejetaryenliğin veganlığa bir tür geçit olabileceği saçmalığını dile getirmeyi sürdürüyor. Böyle bir tutum, veganlığın aşırı uçta yer alan bir duruş ve sadece çok yüksek iradeli kişilerce ulaşılabilecek bir mertebe olduğu propagandasını beslemekten başka hiçbir işe yaramaz. Zaten tam da bu tutum halkı veganlıktan soğutuyor ve hayatlarının hiçbir döneminde vegan olmamış yüksek miktardaki “hayvansever” topluluğun sayısını artırıyor. Eğer ki veganlığın etik temel olduğu konusunda hemfikirsek, o halde bunu bu şekilde belirtmekle yükümlüyüz. Veganlığa geçmeye henüz hazır olmayan kişiler de kendi tercihlerine göre bir rota belirleyebilirler. En azından verdiğimiz mesaj açık olmuş olur.
Viva! eğer gerçekten veganlığı teşvik ediyorsa, neden web sitesinde “Viva! her türlü kesime karşıdır ve biz hayvanların çektikleri acıların önüne geçmek için gerçekten etkili tek yöntem olarak vejetaryenliği teşvik ediyoruz.” gibi ifadelere başvuruyor? Salt vejetaryen olmakla hayvanların çektikleri acıyı yok edemeyiz. Hedefiniz veganlığı tercihe bağlı (ve “göz korkutucu”) bir yaşam tarzı değişikliği olarak sunmak değil de gerçekten yaygınlaştırmaksa, neden insanların kafasını karıştırmaktan öteye gitmeyen bu tarz ifadeler kullanıyorsunuz? Şu anki halleriyle Viva!’nın web sitelerini ziyaret eden bir internet kullanıcısının zihninde vejetaryenliğin herhangi bir etik problem teşkil etmediğine, etin süt ürünlerinden daha “kötü” olduğuna ve veganlığın etik bir temel olmayıp zor ve “göz korkutucu” bir tercih olduğuna dair bir izlenim oluşur. Acaba kaç Viva! üyesi internet sitenizde reklamını yaptığınız lokantalara gidip orada süt ve peynir tüketiyor? Acaba kaç Viva! üyesi Viva!’dan vegan olmayan yemek kitapları sipariş etti ve hayvansal ürün içeren yemekler hazırladı?
Hayvan sömürüsünün tamamen ortadan kalkmasını amaçlayan herkes “veganlık çoooook zor” propagandasına ortak olmaktan vazgeçmelidir ve vejetaryenliğin (ya da diğer tek konulu kampanyaların) veganlığa geçiş için bir geçit olduğu fikrini reddetmelidir. (Bu konuda daha fazlası için lütfen konuyla ilgili yorumumu dinleyin ve bunu takip eden yazımla birlikte genel olarak “geçit” argümanına karşı yazdığım yazımı ve The Vegan‘da yayınlanan “Önce Vejetaryenlik” isimli yazımı okuyun.)
Son olarak, internet siteniz sanki mesele bu ürünlerin ilk etapta üretilmesi değil de nasıl üretildikleriymiş gibi, problemin endüstriyel hayvancılık olduğunu vurguluyor. Bu söylem toplumda bu meseleyle ilgili kafa karışıklığına yol açıyor ve sorunun kullanım değil de yapılan muamele olduğu fikrini pekiştiriyor.
Viva!’dan ricalarım:
- Özetle, helal kesim hakkında yaptığınız yorumların, özellikle içinde bulunduğumuz koşullarda, islamofobik olduğu konusundaki çekincelerim devam etmekte ve sizden web sitenizde bu ifadeleri, problemin helal kesim değil de hayvan kullanımı olduğunu vurgulamanız amacıyla açığa kavuşturmanızı rica ediyorum. Sizden her türlü sömürüye karşı aynı tavrı göstermenizi ve Müslümanlara (ya da Yahudilere) karşı farklı bir tutum geliştirmemenizi rica ediyorum.
- Asıl hedefiniz veganlığı yaymaksa bunu açıkça dile getirmenizi ve etin diğer hayvansal ürünlerden daha “kötü” olduğu sanrısından vazgeçmenizi rica ediyorum.
- Viva!’dan veganlığı zor ve göz korkutucu bir şey olarak tanıtmaktan vazgeçmesini rica ediyorum. Veganlık böyle bir şey değil. Aksine, veganlık günümüzde epey kolay ve insanlar hoşlarına giden her türlü hayvansal ürünün vegan muadillerini bulabilmekte. Bir “Vegan Olmak Kolaydır” kampanyası başlatabilirsiniz mesela. Ne dersiniz?
Tekrar belirtiyorum: Veganlığın etik bir temel olduğunun altını çizerseniz, bu konuda duyarlılık sahibi insanlar belki hala daha azıyla yetinmeyi seçebilirler. Fakat en azından, Viva!’yı referans gösterip “daha az kötü” hayvansal ürünleri kullanmaya devam etme konusunda bir onay mührünüz bulunduğunu iddia edemeyeceklerdir.
- Viva!’dan hayvansal ürünlerin kullanımını teşvik eden yemek kitaplarının satışını ve hayvansal ürün servisi yapan lokantaların reklamını yapmayı durdurmasını rica ediyorum.
Teşekkürler.
Gary
Ek not (26 Eylül 2010):
Viva!’nın buna ek olarak Opposing Views‘ta yayınlanan cevabında şöyle bir ifade geçiyor:
Bahsi geçen tüm örneklerde vejetaryen derken kast ettiğimiz vegandır. Şöyle ki, bütün beslenme biçimleri arasında en ahlaki olanın veganlık olduğunun savunuculuğunu yapıyoruz fakat insanların da o noktaya kendi seçtikleri yoldan ulaşmalarını kabul ediyoruz.
Bu iddia son derece somut biçimde yanlış. Viva!’nın kullandığı materyaller ve web siteleri sürekli ve istikrarlı bir şekilde “vejetaryen” ve “vegan” kavramlarını ayrı tutmakta. Viva! “vejetaryen"i "vegan” olarak tanımlamamakta.
Ayrıca, Viva! veganlığın savunuculuğunu yapmak istiyorsa dille ilgili bir kafa karışıklığına yol açmasına gerek yok. “Vegan” kelimesini kullanması yeterli.
Ve yukarıda da belirttiğim üzere, insanların “o noktaya kendi seçtikleri yoldan ulaştığını” kabul edebiliriz fakat “o nokta"nın veganlıktan daha az olmasını kabullenemeyiz. Şu anki durumuyla Viva!, et ile diğer hayvansal ürünler arasında etik düzeyde bir fark bulunduğu mesajını veriyor. Böyle bir fark yok.
Son olarak, bugün itibarıyla Viva! hala vegan olmayan yemek tarifleri içeren kitapların satışını yapmayı ve vegan olmayan yemek servisi yapan lokantaların tanıtımını yapmayı sürdürmekte. Bu bile başlı başına birçok şey anlatıyor.
Gary L. Francione
Kaynak: http://www.abolitionistapproach.com/vivas-reply-and-my-response/#.VBq7M99d41g

Bir Cevap Yazın