Abolisyonist Veganlık: Genel Bir Bakış

Son zamanlardaki yanlış kullanımlar ve değerlendirmeler sebebiyle abolisyonist veganlık derken ne kastetiğimiz hakkında temel bir bilgilendirme yapmak ve terimin kullanımı hakkındaki kafa karışıklığını gidermek önemli hale geldi.

Abolisyonist veganlık, şiddetsiz ve aşağıdan yükselen bir politik harekettir.

Abolisyonistler, veganlığı bir etik duruş olarak anlar. Her türlü hayvan kullanımını reddederiz ve insan-harici hayvanların ahlaki toplumumuzun bir parçası olduğunu kabul ederiz. Abolisyonist veganlar insan-harici hayvanların mülk statüsünü reddeder. Abolisyonist veganlar hayvanları yiyecek, giyim, eğlence ve diğer sebeplerle kullanmazlar. Veganlık bir diyet değildir. Veganlık, insanmerkezli herhangi bir yarar için de değildir, öte yandan vegan olmanın pek çok ikincil yararı vardır, örneğin sağlığınıza yararı olduğu gibi iklim değişikliğini önlemekte de yararı bulunur.

Toplumumuz hayvanlara zorunda olmadığımız halde acı çektirmenin ya da hayvanları zorunda olmadığımız halde öldürmenin yanlış olduğu inancını paylaşır. Ancak biz bilinçli bir şekilde birer kaynak olarak sömürmek üzere hayvanların üremesini sağladığımızda onlara acı çektiriyor ve onları öldürüyoruz. Hayvan kullanımlarımızın %99.99’unun zorunlu olmadığı bir gerçek, çünkü gıda ihtiyaçlarımızın tamamını bitkisel (hayvansal olmayan) kaynaklardan karşılayabiliyoruz ve diğer hayvan kullanımları için de gerekli alternatiflere sahibiz. Hayvan kullanımlarımız zorunlu olmayan bir takım sebeplerden kaynaklanıyor, zevk, alışkanlık, kolaylık ve eğlence. Bu tamamıyla gereksiz ve ahlaki olarak kabul edilemez.

Abolisyonist veganlar hayvanlarla ilgili her kampanyanın hayvan hakları için işe yarar sayılabileceği popüler inancına katılmıyorlar. TÜM hayvan kullanımlarının hayvan sömürüsü olduğunu düşünüyoruz. Problemimiz olan meselenin hayvanları nasıl kullandığımız değil, hayvanları kullanıyor oluşumuz olduğunu düşünüyoruz. Eğer hayvan sömürüsünün yanlış olduğu iddiasını doğru kabul ediyorsak, o halde bütün bu kullanımları reddetmeliyiz, buna ‘insani’ hayvan sömürüsünün olabileceği hatalı fikri de dahildir. Hayvanların hayatlarını sürdürmekte menfaatleri olmadığı konusundaki hatalı ve yanlış yönlendiren kabule karşı çıkıyoruz. Bu hatalı kabulü savunanlar, hayvanların öldürülmesyle değil, nasıl öldürüldükleriyle ilgileniyorlar. Hayvan köleliğinin korkunçluğuna karşı çıkarken, bu köleliği nasıl daha iyi koşullarda mümkün kılabileceğimizle ilgilenmiyoruz, yanlış olan şeyi “doğru yollarla yapma” (hayvan refahı ‘reformları’ gibi) gibi arayışlarda değiliz. Abolisyonist veganlar, eğer gerçekten hayvan katlinin ya da hayvan sömürüsünün ‘insani’ yollarla yapılabilmesi gibi bir şey mümkün olsaydı bile bunun hala adaletsizlik ve etik-dışı olacağını düşünüyor. Pek çok kişinin inanmakta olduğu, hayvan sömürüsünün çeşitli kısıtlamalarla karşılaşmasının hayvan sömürüsünün bitmesine giden yolu açtığı inancını paylaşmıyoruz.

Hayvanları sömürmenin daha iyi yollarını bulma çabasının hayvanlar için bir şeyler yapmak olduğuna inanmıyoruz. 200 yılı aşkın zamandır hayvan refahı yasaları mevcut ve bu zaman içinde hayvanların çok daha korkunç ve çok daha yoğun biçimde sömürüldüklerine ve kullanıldıklarına şahit olduk. Bu yüzden, hayvan refahının bir oyalama olduğuna ve hayvanların birer mülk oldukları düşüncesini yaygınlaştırdığına inanıyoruz. Bu reformlar ya da gelişmeler eğer insanlara uygulansaydı işkence sayılırdı, ve bu reformlar ancak endüstrinin izin vereceği noktaya kadar gidebilecektir ve o noktayı belirleyecek olan da ancak ve ancak şirketlerin kar oranlarıdır.

Abolisyonist veganlık şu an varlığını sürdüren, insani kullanımı, mutlu sömürüyü, mutlu hayvan köleliğini, mutlu hayvan ürünlerini destekleyen hareketten ayrı ve bunlara mesafeli bir harekettir. Sizden derneklerimize bağış yapmanızı istemiyoruz, sadece toplumun vegan olmasını istiyoruz. Mutlu hayvan köleliğini, mutlu hayvansal ürünleri, etsiz pazartesileri, karnizm kavramını, vejetaryen-vegan işbirliklerini, fleksitaryenizmi, faydacılığı (utilitarianismi) ve türcülüğün ve türcülük propagandasının çeşitli biçimlerini desteklemiyoruz. Hayvancılık endüstrisi ile beraber çalışmıyoruz, hayvancılık endüstrisi için ürünler pazarlamıyoruz, ya da hayvansal ürünlerin üzerine logolarımızı ekletip o ürünlerin satışlarından para kazanmıyoruz. Ne yazık ki hayvan hareketi bugün bunları gerçekleştiriyor.

Şunun farkındayız ki, bugün hayvan ürünleri sağlayıcılarına ve hayvan kullanan endüstrilere saldırmak anlamsız. Bu endüstrileri asıl ayakta tutanlar bu ürünler için talep yaratmakta olan vegan olmayan toplum ve asıl hedefimiz bu toplumu veganlık konusunda eğitmek olmalı. Endüstri sadece varolan talebi karşılıyor. Eğer hayvan kullanımı ve hayvansal ürünler için talep olmazsa, bu taleplerin arzı da (şirketler ve endüstri) olmayacaktır.

Abolisyonistler, bir türün diğerlerinden daha önemli sayılmasına da karşı çıkıyor. Bize göre bütün türler eşit ahlaki öneme sahip. Bu sebeple tek konulu kampanyalara karşı çıkıyor ve bu tür kampanyaların şu ya da bu hayvan kullanımının diğer hayvan kullanımlarından daha kötü ya da daha kabul edilebilir olduğuna dair türcü algıyı yeniden ürettiğine inanıyoruz. Abolistyonist veganlar tüm türlerin eşit ahlaki değere sahip olduğuna inanıyor.

Abolistyonistler, büyük vegan/hayvan örgütlerinin veganlığı göz korkutucu, aşırı, ayrımcı, mutlakiyetçi, elitist, idealist, opsiyonel vs. gibi tanımlarla anmasına karşı çıkıyor. Toplumun ahlaki olarak tutarlı ve net vegan mesajı anlayabilecek kadar zeki olmadığı ya da buna hazır olmadığına dair genel kanıyı reddediyoruz. Bu sebeple, “ufak adımları desteklemeliyiz, atılan her ufak adım iyidir” gibi büyük hayvan örgütleri tarafından savunulan düşünceleri elitist ve topluma tepeden bakan görüşler olarak değerlendiriyoruz.

Veganlık savunusunun bir kısa mesafe koşusu değil bir maraton olduğunun farkındayız. Bu sorunu bir yerlere bağışlar yaparak çözemeyiz, yaptığımız bağışlar bizi diğer hayvanlara karşı ahlaki yükümlülüklerimizden kurtarmayacaktır. Hızlı çözüm diye bir şeyin olmadığını anlamak zorundayız. Herkesin bir gecede vegan olacağı hayalini sunmuyoruz, ama veganlığın (tıpkı diğer sosyal adalet hareketlerinde olduğu gibi) gitgide hızlanarak ve artarak yaygınlaşacağını öngörüyoruz ve veganlık savunusunun teker teker insanları ikna etmekten ibaret olmadığını düşünüyoruz.

Vegan olmayı ve hayvanlara yönelik şiddete dahil olmayı reddetmeyi minimum standart olarak görüyoruz.

Hükümete yasalar için lobi yapmakla uğraşmıyoruz çünkü bunu zaman ve kaynakların boşa harcanması olarak görüyoruz. Bir şeyleri boykot etmenin, yasaklatmanın ya da yasaları değiştirmenin ya da geliştirmenin işe yaramayacağını düşünüyoruz çünkü bütün bunlar ancak toplumda dikkate değer miktarda (etik) vegan olduğu zaman hayvanların mülk olarak statülerini değiştirmek için baskı yaratma aracı haline gelebilecekler ve ancak o zaman insan-harici hayvanlar için dikkate değer ve kalıcı bir değişiklik mümkün olacak.

Abolisyonist veganlık bir şiddetsizlik hareketidir. Etik bir pozisyondan veganlığı savunmak bugün içinde bulunabileceğiniz en önemli sosyal aktivizmdir. Abolisyonist veganlar -adalet ve şiddetsizlik savunusunun mantıksal bir sonucu olarak- ırkçılık, cinsiyetçilik, heteroseksizm, türcülük, engelsizcilik gibi tüm ayrımclık biçimlerini reddederler, bütün bu ayrımclık biçimlerini önemsiz bir kriteri dikkate alarak kişileri sınıflandırma ve bu sınıflandırmanın sonucunda bazı kişilere yönelen şiddet ve adaletsizliği kabul edilebilir görmeye sebep olan aynı cehaletin ürünü olarak görürler.  

Karmaşık, belirsiz ve türcü fikirlerin savunusunun yalnızca insan harici hayvanlar için verilen mücadeleye zarar getireceğini savunuyoruz. Lütfen sadece (etik) veganlığı savunun ve diğerlerine de bu değerleri aktarın. Bu hayvan kullanımını tümden ortadan kaldırmak için ahlaki olarak tutarlı ve en işlevsel yoldur.

Ve eğer vegan değilseniz, lütfen vegan olun.

Çev. Berk Efe Altınal

http://veganismisnonviolence.com/2013/10/16/abolition/ adresinden çevirilimiştir. 


Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Abolisyonist Vegan Hareket sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin