Morrissey: “MEAT IS MURDER” AMA “PEYNİRDEN VAZGEÇEMİYORUM” Hayvan Özgürlükçüleri: SEN BİR HARİKASIN!

image

Yukarıdaki haberler tek konulu kampanyaların yarattığı problemlerden ve hayvan hareketinin verdiği karmaşık mesajlardan bahsederken neyi kastettiğimizi tam olarak ortaya koyuyor.

Morrissey, “mutlu” sömürü savunucusu PeTA ile birlikte çalışan, dönem dönem hayvan eti tüketimi ve kürke karşı provakatif açıklamalarda bulunarak gündeme gelen bir kişi. Kendisi aynı zamanda bir “vejetaryen”, yani hayvan eti haricindeki hayvan kullanımlarını sürdürüyor. Konserlerinde hayvan eti satılmasına izin vermiyor ve bu birçok hayvan savunucusunu çok heyecanlandırıyor. Ancak ne kendi yaşamında ne de konserlerinde diğer hayvansal ürünler hakkında bir kısıtlama söz konusu değil.

Geçtiğimiz aylarda Metallica’nın bir üyesi avcılık yaptığını açıkladığı bazı hayvan savunucusu örgütler bu grubun konserine boykot çağrısı yapmıştı. Morrissey’in konseri ise yine bazı hayvan savunucusu sayfalardan duyuruluyor ve Morrissey’in koyduğu et yasağı harika bir hayvan hakları eylemi olarak kutlanıyor.

Bunun topluma verdiği mesaj nedir?

Avcılığın ve kürkün en büyük kötülükler olduğu (eğer avcılık veya kürk varsa boykot söz konusu olmalıdır denilerek), hayvansal etin mevcudiyetinin boykot konusu olamayacağı ama yasaklanırsa kutlanması gerektiği, diğer hayvan kullanımlarınınsa çok da büyük mevzular olmadığı.

Ama bunlar zaten toplumda halihazırda varolan önyargılar değil mi?

Zaten navegan pek çok kişi avcılığa ve kürke karşı çıkmanın etik bir yükümlülük, vejetaryenliğin gerekli olmasa da duyarlı ve anlaşılabilir bir konum, veganlığınsa aşırılık olduğu konusunda ikna edilmiş değil mi? Avcılık yapan bir kişinin konserini boykot ederken, hayvansal süt tüketen başka bir kişiyi sırf et tüketmiyor diye yılmaz bir hayvan hakları savunucusu ilan etmek ve konserinin tanıtımını yapmak, açıkça “bir yandan hayvansal süt tüketerek hayvanlara adaletsiz davranmaya devam ederken bir yandan da hayvan savunucusu olunabileceği” gibi tutarsız ve adaletsiz bir konumu teşvik etmek anlamına gelmiyor mu?

Geçtğimiz yıl ABD’li bir şarkıcı artık vegan besleneceğini ilan ettiğinde ve ardından bir vegan restorana kürk giyerek gittiğinde pek çok hayvan savunucusunun tepkisini çekmişti. Bu şekilde tepki veren pek çok kişi, bir başka şarkıcı kürke karşı olduğunu ilan edip süt içmeye devam ettiğinde aynı şekilde tepki vermiyor. Çünkü ne yazık ki, hayvan hareketinin pek çok mensubu da türcülükten muaf değil ve 30 yıldır sürdürülen yeni refahçı kampanyaların etkisi altında.

Türcülüğe karşı çıktığını öne süren hareketler, sürekli toplumda varolan türcü önyargıları besliyor. Hayvan kullanımları arasında farklılıklar tanımlıyor. Veganlığın bir etik asgari değil de bir aşırılık olduğu düşüncesini günümüzün hayvan hareketi isteyerek veya istemeyerek böyle kampanya ve haberlerle üretiyor.

Morrissey eğer hayvanların etik olarak bir değerleri olduğunu düşünüyorsa vegan olmalı ve hayvan etinin diğer hayvan kullanımlarından farklı olduğu yanılgısına destek vermek yerine veganlığı savunmalı. Konserlerinde hayvanlara adil olunmasını istiyorsa kendisi de dahil hiç kimsenin hayvansal hiçbir ürün tüketmesine izin vermemek tutarlı bir mesaj verebilirdi; bu haliyle ise diğer hayvan örgütlerinin hayvan savunma kisvesi altında bir takım hayvan kullanımlarını teşvik niteliğindeki kampanyalarından hiçbir farkı yok.

Hayatında hayvan kullanımı barındıran hiç kimse hayvan savunucusu olamaz. Çünkü hayatında hayvan kullanımı barındırarak çözümün değil sorunun bir parçası olarak konumlanır. Siz de eğer vegan değilseniz hemen bugün hayvanlara karşı sorumluluğunuzu yerine getirerek vegan olun. Vegansanız, topluma ‘bazı’ hayvan kullanımlarına karşı olduğunuz gibi karışık ve tutarsız mesajlar vermeyin; hedefimizin birkaç hayvanın köle statüsündeki hayatlarını kolaylaştırmak değil; onlar da dahil ‘tüm’ hayvanların köle statüsünü ortadan kaldırmak olduğunu, ve bunun tek yolunun da ‘tüm’ hayvan kullanımlarını reddetmeye teşvik etmek, yani veganlığa teşvik etmek olduğunu unutmayın. Tüm hayvan kullanımları yanlıştır.

Yazıya İlave (08.12.2014)

Veganların hangisini savunmasını beklersiniz? 

Hayvansal süt, peynir, yoğurt, yumurta, yün, deri ve diğer hayvansal ürünleri elde etmek için kaynak olarak kullanılan köleleştirilmiş hayvanların temel haklarını mı?

Yoksa bu hayvanların kaynak olarak kullanıldığını bildiği halde hayvansal et tüketmeyip, hayvansal et tüketilmemesi için propaganda yapıp hayvansal et dışındaki tüm hayvansal ürünleri tüketmekte sakınca görmeyen bir kişiyi mi?

Morrissey konserinde et satışına izin verilmemesinin bazı hayvan savunucusu gruplar tarafından haberleştirilmesine dair yazdıklarımızın ardından bir kez daha görüyoruz ki bazı veganlar için bu sorunun cevabı açıkça ‘ikincisi’ oluyor.

Bu durum “vejetaryenliğin” bir hayvan kullanımı biçimi olduğunu her yazdığımızda benzer bir biçimde tekrarlanıyor. Bazı veganlar, “vejetaryenlik” adı verilen keyfi konumun hayvan kullanımı anlamına geldiğini ve tüm hayvan kullanımlarının aynı derecede yanlış olduğunu duymak istemiyor. Bunu söylemenin bir saldırı, aşağılama, engelleme, haksızlık olduğunu söylüyorlar.

Umuyoruz ki bir gün, “vejetaryenlerin” hayvan eti içermeyen bir beslenme sürdürmekle birlikte diğer hayvansal gıdaları tüketiyor olmalarının bir hayvan kullanımı olduğunu söylüyor olmamızın yarattığı sözde “haksızlık” kadar, hayvanların et haricinde gıdalar ve malzemeler için kaynak olarak kullanılmasındaki haksızlığı önemserler. 

Vejetaryenlik diye bir şey yoktur. Ya hayvanların etik olarak bir değeri olduğunu kabul eder ve onları keyfi olarak kullanmayı bırakırsınız ya da hayvanların birer kişi değil birer eşya olduğunu düşünür ve onları kullanırsınız. Bu konumların ilki veganlık, ikincisi naveganlıktır. Naveganlığın pek çok ismi olabilir, ancak tamamı yanlıştır.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

Abolisyonist Vegan Hareket sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin