
Abolisyonist yaklaşımın ele aldığı biçimiyle etik veganlığın bir tek konulu kampanya olduğunu öne süren bir kişi ne abolisyonist etik veganlığın ne olduğunu ne de tek konulu kampanyalar derken ne kastediyor olduğumuzu anlamamış demektir.
Etik veganlık, hayvanları yemememiz, giymememiz ve insan amaçları için kullanmamamız anlamına gelir. Etik veganlık hayvan sömürüsünün çeşitli biçimleri arasında etik sebeplerle ayrım yapamayacağımız ve tüm hayvan sömürüsünü toptan ortadan kaldırmamız gerektiği (abolisyon) görüşünü yansıtır.
Etik veganlık abolisyonun kişinin bireysel yaşamına uygulanmasıdır ve kişinin tüm hayvan kullanımı ve tüketimi biçimlerinden kaçınmasını gerektirir.
Etik veganlık tüm hissedebilir canlıların yalnızca acı çekmemekten değil aynı zamanda yaşamlarını sürdürmekten de çıkarları olduğunu kabul eder. Bu sebeple, insan kullanımı için hayvanları öldürmek, ne kadar “insani” biçimde gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin temel bir biçimde adaletsizdir.
Tek konulu kampanyalar belli hayvan kullanımı biçimlerine ya da belli hayvan türlerinin kullanımlarına odaklanır. Örneğin: kürke karşı kampanyalar, sirklerde yabani hayvanların kullanımına karşı kampanyalar, kırmızı dana etinin kullanımını teşvik ederek beyaz dana etinin kullanımına karşı çıkan kampanyalar ya da serbest gezen tavuk yumurtalarını teşvik ederek kafes çiftlikerine karşı çıkan kampanyalar, bir çeşit hayvanın (örneğin kurtlar) kullanımına ya da öldürülmesine izin verdiği için bir devleti boykot eden kampanyalar. Tüm ana akım hayvan örgütleri tek konulu kampanyaları teşvik eder. Hiçbir ana akım örgüt etik veganlığı en önemli ya da merkezi odağı olarak görmez.
Bir etik vegan hiçbir hayvan sömürüsünü desteklemez. Bu sebeple, etik veganlığın bir tek konulu kampanya olduğunu öne sürmek etik veganlığın doğasını ya da tek konulu kampanyaların hayvan sömürüsü biçimlerini birbirinden ayırıp, bir tanesini önplana çıkartarak bu biçimin daha kötü ve kabul edilemez olduğunu savunmaya ve böylece üstü kapalı bir biçimde diğer hayvan sömürüsü biçimlerini etik olarak arzu edilebilir ya da kabul edilebilir olarak göstermeye dayalı olduğu gerçeğini kavrayamamak demektir.
“Veganlık” ifadesi elbette bir beslenme biçimini yani hayvansal ürünlerin yenmediği “vegan beslenmeyi” ifade etmek için kullanılıyor da olabilir. “Vegan” ifadesinin bu şekilde kullanılması abolisyonist teoriyi geliştirirken kullandığım kavrama göre daha kısıtlı bir anlam taşıyor. Vegan beslenmeyi teşvik etmek, etik veganlık ve tüm hayvan kullanımının ortadan kaldırılmasını savunmaktan çok bir tek konulu kampanyaya benziyor. Ancak pratik gerçeklikte eğer insanlar hayvansal ürünleri yemeyi reddederlerse, diğer hayvan kullanımlarını da reddettiklerini görüyoruz. Hayvan sömürüsünün en belirgin biçimi -ve diğer kullanımları da “haklı gösteren” biçimi- hayvanların yiyecek olarak kullanılmasıdır. Bu kullanımı yerinden oynatırsanız, diğerlerini de yerinden oynatırsınız.
Ancak açık olalım: abolisyonist etik veganlık tüm hayvan kullanımlarını reddeder. Bu sebeple onu bir tek konulu eylem olarak adlandırmak etik veganlığın ne olduğunu anlamamak ya da olduğundan farklı bir biçimde göstermeye çalışmaktır.
Gary L. Francione
© 2010 Gary L. Francione

Bir Cevap Yazın