“Uçakların kuşları öldürdüğü, deniz taşımacılığının deniz canlılarını öldürdüğü, endüstriyel tarımın fareleri ve böcekleri öldürdüğü bir dünyada veganlıktan bahsedilebilir mi?”

Çünkü insanların bu meseleler üzerine ciddi olarak düşünmeleri yine vegan olmalarından geçiyor. Çünkü vegan olmak, hissedebilir tüm canlıları umursamak demek. Çünkü veganlık, hayvanları mal ve kaynak olarak görmemek, dolayısıyla da karşılıklı yaşamsal bir çıkar çatışması olmadığı sürece hayvan sömürmemek demek. Et, süt ürünü, yumurta, bal, yün, deri, kürk, ipek, hayvan deneyli kozmetik ve hayvan deneyli temizlik malzemeleri kullanmamak, hayvanlı sirklere gitmemek, hayvan satın almamak bizi hayvanlarla yaşamsal bir çıkar çatışmasına sokmaz.
Türcü bir kentleşmenin içinde hayvan hakları/özgürlüğü meselesini hayatımızın merkezine koyduğumuz halde kendimizi bazı hayvanlarla yaşamsal bir çıkar çatışmasının içinde bulabiliriz. Böyle durumlarda yaşamayı seçmekle birlikte çıkar çatışmasını ortadan kaldırmanın yollarına bakarız. Bu süreç içinde de vegan yaşama dair elimizden geleni yapıyor olduğumuzun iç rahatlığını ve güvenini koruruz, çünkü bu iç rahatlığı ve güveni insanlara ne kadar yansıtırsak çevremizdekilerin vegan olma ihtimalini o kadar yükseltir ve çıkar çatışmalarının çözümü için gereken toplumsal dönüşüme toplumu o kadar yaklaştırırız.

Bir Cevap Yazın