Veganlık ve Tüketim

Veganlığı, tüketimi azaltmanın yollarından biri olarak görmek, hayvanların mal ve köle olma statülerini pekiştirir. Tüketime toptan karşı çıkmak adına hayvansal ürünler tüketmeyi, tüketimin diğer biçimleriyle eşitleyemeyiz. 

Veganlık, tüketimi azaltmamıza, iklim değişikliğine katkımızı düşürmemize, dünyadaki kıtlık ve su sıkıntısının çözümünü kolaylaştırmamıza sebep olabilir. Fakat veganlığı gerekli ve temel kılan bunlar değildir. 

Vegan olmamız gerekir, çünkü hissedebilir varlıklar, bizim malımız ve kölemiz değildir. Hissedebilir varlıkları ‘daha az tüketmemiz’ ya da ‘sorumlu bir şekilde tüketmemiz’, hissedebilir varlıkları ‘yalnızca ihtiyaçlarımızı gidermek için kullanmamız’ söz konusu olamaz. Çünkü bu bakış açısı, hayvanların tüketilebilir birer mal ya da kaynak olarak görülmesi durumunu meşru gösterir.

Vegan olmak bir tüketim meselesi değil, hissedebilir kişilere yönelik hak ihlalinin farkına varma ve onların haklarını daha fazla ihlal etmeme meselesidir. Bu sebeple, hayvansal ürün tüketmekle su ya da elektrik tüketmek konularını aynı şekilde ele alamayız. İkincisinin adaleti miktarla ölçülebilirken, birincisinin adaleti tüketim metası olarak görülenin aslında bir kişi olduğunu farketmekten geçer.

Hissedebilir varlıkların tamamının sahip olduğu en temel hak, mal ve kaynak olarak görülmeme hakkıdır. Hissedebilir varlıkların malımız ve kölemiz olmadığını kabul etmek, vegan olmayı gerektirir. 

Henüz vegan değilseniz, hemen şimdi vegan olabilirsiniz. Vegan olmak kolaydır ve yaptığınız diğer faaliyetleri tüm hissedebilir varlıkların eşitliği ve adalet üzerine inşa etmenizi sağlar.


Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Abolisyonist Vegan Hareket sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin